KÜLTÜR
Malatya tarih boyunca çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği
yapmıştır. Aslantepe, Nemrut Dağı, Fırıncılar Höyük, Bayramtepe Höyük,
Ören Höyük, ikinciler Höyük, Aslantaş, Kağköy Kaya Kabartmaları, Levent
Vadisi, Ansur ve Kaletepe Höyük görülebilecek arkeolojik alanlardır.
HALK
OYUNLARI
Malatya, halay bölgesinde yer alır. Ancak, halay dışında oyunlara da
rastlanmaktadır. Diğer illerde yapılan kültür alışverişi sonucu oyun
çeşitleri artmıştır. Örneğin, Elazığ'da delilo, Adıyaman'da beşayak,
papurinin ise Bitlis'te oynandığı görülür.
Halaylar, davul-zurna eşliğinde oynanır. Yörede halay çekmeye "Dillân
Çekme" denilir. Beş kişiyle oynanan halayın başını çeken oyuncuya "halay
başı" sonundaki oyuncuya "Pöççü" denilir. Her ikisi de elinde mendil
bulundurur.
Çalgı
olarak; davul, zurna, kaval başta olmak üzere bağlama, cümbüş ve darbuka
çalınmaktadır. Arapgir ilçesinde klarnet daha yaygındır. Diğer taraftan
halayların yanısıra toplu oynanan ve törensel bir karakter arzeden
semahlar vardır. Malatya ve çevresinde Hızır Semahı, Bozok Semahı, Demdem
Semahı, Arguvan Semahı, Kırat Semahı oynanmaktadır. Kına havası olarak
bilinen "Yüksek Ayvanlarda Bülbüller Öter" türküsü genç kızlar ve kadınlar
tarafından kına yakılırken oynanır.
Malatya'da oynanan oyunlarda giysiler bu yöreyi tamamen yansıtmaz. İlçeler
arasında değişik giysilere rastlanır. Genellikle halk oyunlarında,
erkekler başlarına "Küm" denilen ak işlemeli "Papak" takarlar, Ancak,
zaman zaman oyunlarda erkeklerin başı açıktır.
Bayanlarda başta "Küllük" adı verilen etrafı altın liralarla çevrili fes,
fesin üstüne "Pusu" takılır. En üstü ise dolak, ya da yazma bağlanır.
"Şalvar", "Üç etek" ve üç eteğin üzerine bernavile denilen önlük giyilir.
Bele sarılan renkli şalın kenarına beyaz ve kırmızı renkli mendil takılır.
Ayakta ise nakışlı çorap ve siyah renkli yemeni bulunur.
Oyunların başlıcaları şunlardır:
Ağırlama (Grani, Ağır, Ağır Malatya)/Alkışta (Arkuşta, Yarkutta, Halkuşta,
Harkuşta)/. Aşırma Halayı / Arapgir Halayı/Bapuri (Papuri, Papori, Pagpuri)/Berde/Başayak
Halayı/Çarşı Su Halayı/Cezayir
Oyunu/Çeçer/Dillan/Değirmenci Halayı/Delilo Halayı/ Gelin Halayı (Yüksek
Ayvanlarda Bülbüller Öter)/Gerzani Halayı/Gezinti/Güvenk (Kevenkj/Güzeller
(Nâri)/Hem Hime (Hımhime)/Heyhat/Hoplama/Halayı/Hoşgeldin/ Karahisar
Halayı/Keçike (Koçike), Keçikey, Lorke, (Lorki) Halayı/ Kemaliye
Tamzarası/Kırıkhan/Kol
GELENEKSEL
GİYİM
Kültürel hayat içerisinde, giyim-kuşam bölgeye yönelik özelliklerle
biçimlendirilmiştir. Cumhuriyet dönemiyle beraber erkek kıyafetinde
değişmeler olmuş, kadın kıyafeti ise ağır bir gelişim göstererek, sosyal
yapıdaki değişmelere ayak uydurarak bir gelişim yaşamıştır. Geleneksel
giyimde pamuklu, yünlü dokumalar ağırlık taşımaktadır. Ev tezgahlarında
dokunan "Arapgir Kemhası", culfa tezgahlarında dokunan şalvarlıklar,
abalar, göyneklikler giyimin ana malzemeleri olmuştur, il merkezine en
yakın Yukarı Banazı, Yakınca (Kilayik), Gündüzbey, Barguzu, Yeşilyurt (Çırmıhtı)
gibi yörelerde dokunan kalın peştemal, çinko peştemel kadın giyiminde
1975'lere kadar kullanılmıştır. Günümüzde az da olsa devam edegelmektedir.
Özetle, geleneksel giyim ve kuşamda mahalli dokumalar, çubuklu keten, keçi
kılı kumaşlar kullanılmıştır. Çinko denilen ince dokumalı peştemallıklar,
akkaralı, damalı alaca çarşaflar ile pazen, keten ipekliden çıbın, yine
peştemal olarak da "Bervanik" yaygın olarak giyimde görülmüştür. " Giyimi
tamamlayan bir unsur olarak da işlemeli (Nakışlı) çorap giyilmektedir.
Günümüzde ise kıyafetler, günlük çağdaş giyimin özelliklerini
yansıtmaktadır.
a) Geleneksel Erkek Giyimi:
Şalvar, gömlek, yelek, belkuşağı, nakışlı çorap, ayakkabı olarak da siyah
renkli yemeni yörenin erkek giyimini oluşturur.
b) Kadın Giyimi:
Kadınlar; başa "küllük" denilen ve keçeden yapılmış, çene altından "Sakındırak"
adı verilen "fes" giyerler, iple tutturulan fesin üst tepesine "tepelik"
adı verilir. Bunun üzerine gümüş veya bakırdan yapılan işlemeli ince bir
tabaka yerleştirilir. Bazan tepelik denilen bu bölümün ön kısmına bir sıra
altın da dizilir. Tepeliğin üzerine yazma veya siyah beyaz ve mor renkli
"poşu" ince bir kasnağa geçirilerek oturtulur. Uçlar, arkadan bağlanır,
küllüğün üzerine 1 -1.5 metre ebatlarında beyaz ince tülbentten yapılma "İzar"
örterler. Sırt tarafına gelen kısım ise uzun bırakılır ve bel hizasını
geçer.
GELENEKSEL
EL SANATLARI
Yöreye yönelik el sanatları, günümüzden 25-30 yıl öncesine kadar
canlılığını sürdürürken teknolojik gelişmeler ve değişen ihtiyaçlar sonucu
unutulmaya, hatta kaybolmaya yüz tutmuştur. Özellikle küçükbaş
hayvancılıkla uğraşılan köylerde halı, kilim ve heybe dokumacılığı
yapılmaktadır. Yine bazı köylerde geçmişte yaygın olan culfa dokumacılğı
ve çarpana dokumacılığı bugün özelliğini kaybetmiştir. Bakırcılık sınırlı
olarak sürdürülürken; ahşap oymacılığı, arabacılık, semercilik,
yemenicilik gibi iş kolları kalkmıştır. Bunlardan sadece semercilik
alanında birkaç usta mesleğini sürdürmeye çalışmaktadır. Kuyumculuk
alanında önceleri önemli bir yeri olan Halep işi, Şam işi diye bilinen
bilezikler ile hap denilen burmalı inci gerdanlıklar şimdi önemini
kaybetmiştir. Ağaç işleri olarak; Malatya konaklarında ahşap oyma
süslemeleri ile birlikte diğer ağaç işleri kullanım sahası yaygın bir
görünüm arz ediyor. Tahılların saklanıp korunduğu üç bölmeli "Ambar",
yemeklerin saklandığı tel dolaplar, içi oyuk yayık olarak kullanılan
güğüm, tekneler, yün çıkrıkları, harman savurma makineleri, kaşıklar, yine
harman savurma makineleri, kaşıklar, yine harman savurmada kullanılan
yaba, ahşap işlemeli kahve ve tahıl havanları, ocak davlumbazları
bulunmaktadır. Bugün bunlar önemini yitirmiştir.
Geçmişte yaygın bir fonksiyonu yerine getiren Bakırcılar Çarşısı günümüzde
hediyelik eşya yapımına yönelmiştir. Bugün bakırın kullanım alanı yerine
porselen, çelik, alimünyum, cam eşyanın yaygınlaştığı görülmektedir.
Daha
yakın yıllara kadar teşt, kazan, (don kazanı, bulgur kazanı, kuşgana,
cıngırlı kazan), sitil, sini (büyük sini, orta sini, tepsi) çeşitli
boyutlarda tas, sehen (tabak), ibrik, eleğeni yapıldığı görülmüştür.
Bunlar; Selçuklu, Osmanlı bezekleriyle bezendiği, stilize edilmiş çiçek ve
geyik, karaca, kuş motifleriyle süslenmiştir. Çömlek eşyalar olarak
kırmızıya çalan topraktan fırınlanarak yapılan su testileri, içi yayvan
tavalar, tencereler görülmektedir. Bu meslek dalı da günümüzde tamamen
fonksiyonunu yitirmiştir.
Ahşap
kalıplar yapılan bez ve kumaş baskıcılığı olarak çit baskıcılığı, perde,
sofra bezi, yazmacılık gibi zenaat kolu Malatya ve Arapgir ilçesinde yakın
yıllara kadar önemini korumuştur.
Günümüzde sofra bezi baskıcılığı ve özellikle yaşlı kadınların halk
oyunları ekiplerindeki bayanların önlük/peştemal olarak kullandıkları ve
giyim eşyası olarak yaygınlaştırılmaya çalışılan "bervanik" yapımcılığı
bir usta tarafından devam ettirilmektedir. Dokumacılık sahasında
gelişmeler geniş bir görünüm arzeder. Halı çeşitlerinin yanı sıra kilim ve
cicim dokumacılığını yitirmiştir. Culfa türür dokumalar önemini kaybetmiş,
bu tezgahlarda yolluk ve sofralık az da olsa yapılır. Diğer taraftan
Yeşilyurt ilçesinde geçmiş yıllarda el tezgahlarında dokunan "cırmıktı"
dokuması diye tanınan dokumalar kaba giyside ve yaygı yapımında
kullanılmaktadır.
Arapgir ilçeside geçmişte geniş bir iş sahası olarak "Manusa Dokumacılığı"
1100'e varan düz tezgâh ve jakarlı tezgâh çevrenin kumaş ihtiyacını
karşılamaktaydı. Bu tezgâhlarda dokunanlar Anadolu'nun birçok yöresine ve
kervanlarla Halep'e götürülüp satılmaktaydı.
Malatya dokumacılık ürünleri içerisinde kilim ve halı dokumacılığında
Ören, Kürecik, Dirican, Parçikan, Başören, Sinan Köyü halıları ünlüdür.
Malatya kilimleri; dikdörtgen yüzeyi çeviren ve Kale burçlarını andıran
sularıyla ayırt edilir. Orta bölümlerinde altıgen ve sekizgen madalyonlar
bulunur. Kuş ve deve boynu, akrep ayağı, koç boynuzu ve geometrik
şekillere rastlanır. Alın yanında kara, kahverengi, bej, lacivert, ak renk
sık kullanılır. Kilimlere yörede "Yedi dağ çiçeği" denilmektedir. Dirican
kilimleri "Dirican gözü ak kilimi" ve "sandık kilim" olarak tanınır.
Sandıklı kilimler ise zemin dikdörtgenler ile bölünmüş, her bölüme sandık
adı verilmiştir. Sinan kilimlerinde ise kemer suyu, eşkenar dörtgendir.
Kilimin ana deseni güldür.
Cicim
dokumaları yapılan Malatya'da dokuma işi yataş tezgahlarda olur. Cicim
dokumasında sergi, çuval heybe torba, çoban çantası yapılmaktadır.
Malatya, halılarıyla da ünlü bir kentimizdir. Özellikle Ören, Başören,
Dirican, Parçikan, Kürecik halıları adını duyurmuştur. Günümüzde devlet
desteği ile açılan ve Halk Eğitim Merkezi'nin köylerde kurduğu tezgâhlarda
dokunan halılar geniş bir gelişim göstermektedir. Yörenin ünlü Ören
halıları bordürlüdür. Ortada madalyonlar bulunur. En çok koç boynuzu,
ejderha pençesi, stilize çiçekler, bitki filizleri gibi bezekler; ak,
kara, al ve lacivert renkler olduğu gibi, çözgüsü pamuk olanlar da vardır.
Halı ve bu teknikle dokunan ürünler; yan halısı, taban halısı, divan
halısı, seccade, halı yastığı çanta, heybe gibi zengin çeşitleriyle bir
kullanım sahası yaratmıştır. Malatya halılarının bir dm2'sindeki düğüm
sayısı 700 civarındadır. Halıların bazılarının saçakları düz, bazılarının
ise örgülüdür. Kullanılan yün geçmiş yıllarda tamamen kök boyalarla
boyanırken, günümüzde bu boyama azalmıştır. Yerini hazır boyalar almıştır.
SİVİL MİMARİ
Malatya evlerinde kerpiçten sonra en çok kullanılan "ahşap" malzemelerdir.
Duvarları bağlayan hatıllar, iç ve dış doğramalar, döşemeler, tabanlar,
pencereler, kapılar, merdivenler, dolaplar tamamen ahşap malzeme ile
yapılmıştır. Demir ise sadece kapılarda, pencerelerde ve kapı üstü
havalandırmada parmaklık olarak kullanılmıştır.
Malatya evlerinin genellikle konak adı verilen büyük evlerinde "Selamlık
Bölümü" bulunur.
Geniş
sokak kapısından bu bölüme girilir. Bu bölüm, evin misafir odasıdır ve
büyüktür.
Günümüzde geleneksel Malatya evleri hızla yok olmaktadır. Özellikle
konaklar sinema caddesindeki "Beşkonaklar" ve diğer mahallelere serpilmiş
vaziyettedir, ilçelerde Yeşilyurt ve Arapgir'de bu özellik az da olsa
korunmuştur.
MUTFAK
KÜLTÜRÜ
Malatya geleneksel evlerinde mutfak ve kiler bulunur. Mutfak genellikle
evin kuzeye bakan yönündedir. Kiler ise ya mutfağa bitişik ya da iki katlı
evlerde alt katta bir bölümde bulunur. Mutfakta "Kaplık" ya da "terek"
denilen raflar içerisinde kaplar bulunur. Mutfak veya kilerin bir
tarafından "Aşlık"lar sıralanır. Kilerde yiyecek malzemelerinin yanı sıra
kurutmalıklar, fazla eşya, buğday ve bunların elenmesinde kullanılan
kalbur ve elek bulunur. Yatakların bulunduğu yüklük bu bölümde yer alır.
Ocak mutfağın bulunduğu uygun bir yerde bulunur. Ocağın bir metre üzerinde
davlumbaz vardır. Zahire ve kışlık yiyecekler, kilerin serin bir yerinde
muhafaza edilir. Turşular ve reçeller bidonlara konularak burada saklanır.
Kışlık et kavurması tenekelere basılarak kilerde yerden yarım metre
yüksekte bulunan kerevetlerin üzerine sıralanır.
Yemekler, yere serilen sofra bezi üzerinde konulan siniler üzerinde
yenilir.
Malatya mutfak kültürü, zengin bir görünüm arzeder ve genellikle bulgur
ağırlıklıdır. Özel günlerde yapılan kutlama, tören, çocuk görme, adak
adama gibi günlerde yemeklerin çeşitliliği gözlenir. Doğum yapan lohusa
kadını görmeye gidildiğinde Kuymak (Herle) götürülür.
Eve
misafir geldiğinde, Hıdırıllez haftasında, bir rüya görüldüğünde hayıra
çıkması dileğinde ise "Kömbe" yapılır. Ayrıca, Hıdırellez'de "Hızır
Kömbesi", "Sehen Kesmesi" gibi yiyecekler yapılarak en az yedi komşuya
dağıtılır. Düğünlerde yemek türleri üç ana çeşit üzerinde yoğunlaşmıştır.
Bunlar; etli bulgur pilavı, tiritli yemek ve mevsimine göre meyve, cacık
ve salatadan oluşur.
Ölü
ardından verilen yemekler ise düğünlerdeki yemek çeşitleri gibidir. Buna,
"can aşı" veya "kırk yemeği" gibi genel ad verilir.
Bu
tür yemeklere ek olarak "un helvası"da yapılır. Yeni bir işe başlama, eve
yeni birşey alma, kemer atma gibi durumlarda kömbe yapma ve kurban keserek
komşulara dağıtarak geleneği sürdürmektedirler.
Mutfak kültüründe önemli bir yeri ekmek çeşitleri tutar. Bunlar; tandır
etmeği, yufka ekmek, kınalı ekmek, taplama ekmeği, bazlama, ekşili ekmek,
ballı ekmek, otlu ekmek, pileke, dönderme, taş küllüğü, tutmaç, saç yüzü,
yağlı ekmek, saç üstü...
Çorbalar; mercimek çorbası, kavurmalı erişte-bulgur çorbası, tarhana
çorbası, kara çorba, pıtpıtı çorbası, gendime çorbası, kulak çorbası,
döğme çorbası, pirinç çorbası, ayali çorba, pirpirim çorbası, kelle-paça
çorbası, ekşili çorba, keşli çorba, gurut çorbası, aşure çorbası, malhıta
çorbası vb. sayılabilir.
Köfteler; Malatya mutfağında önemli bir yer tutar. Ana malzeme bulgurdur.
Malatya'da 70'den fazla köfte çeşidi olduğu bilinmektedir. Bazılarının
isimleri şöyledir:
Analı-kızlı, içli köfte, sumaklı ekşili köfte, sıkmalı köfte, elmalı
köfte, kurşungeçmez köftesi, gilgirikli köfte, ciğer köftesi, haşhaşlı top
köfte, kel köfte, ıspanaklı dolma köfte, patatesli içli köfte, kabaklı
çimdik köfte, yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı
köftesi, etli çiğ köfte, çiğleme, mercimekli çiğ köfte, keloğlan köftesi,
yavandan patlıcanlı köfte sayılabilir.
Sarma ve dolmalar:
Dut yaprağı, kabak, pazı, zeytinyağlı marul sarmaları, asma yaprağı
sarması, kiraz yaprağı, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması,
soğan dolması, kabak çiçeği dolması sayılabilir.
Et ve sebze ağırlıklı Yemekler:
Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması, tiritli patates, tiritli
fasulye, patlıcan dövmesi, boranı imam bayıldı, pancar kavurması ve
sebzeli yemek çeşitleri sayılabilir.
Reçeller-Şuruplar-Turşular:
Elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül vb. gibi türlerden reçel yapılır. Yine
üzümden kızılcık, vişne, erik, gül gibi türlerden şuruplar hazırlanır.
Ayrıca; biber, salatalık, domates gibi sebzelerden turşu yapılır. Tatlı
olarak dut helvası, üzüm pestili, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir
kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymaklı kayısı tatlısı,
Arapgir'in peynir helvası, Halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve
çiğdemli sütlaç sayılabilir.